Ahmet KAYA  (Ankara - 1977)
S.M.M.M.

2003 YILINA GİRERKEN İLK MECLİS BİNASINDAN MALİYE OKULUNA BAKMAK


1976 yılını 1977 yılına bağlayan gece karlı ve soğuktu.Her yılın son gecesinde yeni yılın mutluluk habercisi olsun diye hep arzulanan kar, o gün gündüzden başlayarak gece ortasına kadar yağmaya devam etmişti. Kuru soğuk yerini yağışlı ve yumuşak havaya terk etmeye hazırlanıyordu..

O yıllarda da müze olarak kullanılan cumhuriyetin ilk meclis binası, yeni yıl kartlarındaki gibi gotik mimari yapısıyla karlarla bezenmişti. Okulumuzun lokal penceresinden baktığım ana kadar yağan kar, çam ağaçlarının üzerinde tutunmaya çalışırken Meclis Binasının çatısında, oyma taş işlemeli balkon korkuluklarında ve oymalı pencere pervazlarında yer edinmişti. Lokal penceresinin camı buğulanmıştı. Işığı dağıtan buğu karşımdaki binayı daha gizemli hale getiriyordu..

Camdaki buğuya neden, derin nefes alıp vermelerimdi. Sıkılıyordum..bir haftaya yakın bir tatil vardı ve böyle tatillerde okul yarı yarıya boşalıyordu. Bin kilometreyi aşan mesafeyi kat edip memlekete gitmeyi göze alamamıştım. Mutkili Şefik gibi… Ünyeli İhsan gibi….

Geçmekte olan yılın son dakikalarında Ulus Postanesine gitmeyi ve şehirlerarası telefon sırasında saatlerce beklemeyi göze alarak eve telefon etmeyi planlamıştım ama karşımdaki kartpostallara layık karlarla bezenmiş meclis binası görüntüsü, okulumuzun kurulduğu yıllara beni alıp götürmüştü…

1924 yılında doğan babam uzaklarda idi ama yaşıtıyla birlikteydim.O bana yetiyordu.. ‘yatılı okul-aile özdeşleşmesi bu olsa gerek’ diye düşünüp gülümsemiştim … sonra da kantini işleten “Tomo” Mustafa’dan kola ve beyaz leblebi almak üzere yola koyulmuştum…kola,leblebi ve tek kanallı TRT televizyonu ile birkaç arkadaş yeni yıla, mezun olacağımız yıla merhaba demiştik..

*********************
2002 yılı aralık ayının ikinci yarısında yağan kar sonrası bu kez, “müze” ilk meclis binasından “eski” maliye okuluna bakıyorum…sıkıntılı nefes alış verişlerim ile camda biriken buğu karşımdaki binayı daha kasvetli yapıyor..bahçe beton bir düzlük…bina belki daha yaşanacak hale getirilmiş ama liseli öğrenci parıltıları yok..öğrencilerin sürekli yerini değiştirdiği “tosbağa” yok…

26 yıl önce karlı Meclis binasına bakarken evimden uzakta yeni yıla girmenin burukluğunu yaşıyordum; beni gülümseten şey, Maliye Okulu’nda olmamdı,

Şimdi karlı Maliye Okulu binasına bakarken ise Anadolu’nun kırsal kesim öğrencilerinin seslerini bir daha duyamayacak olmanın burukluğunu yaşıyorum..bu kez beni gülümseten şey istihdam koşullu okulun yeniden açılacağına olan inancım…

***********************
2003 yılına girerken çok kanallı televizyonlar,“GSM” , “PC” ve “Internet” gibi teknoloji ürünleri yardımıyla sanal da olsa her an her yerde olabiliyoruz artık…

“Maliye Okulu Mezunları” adlı sitemizde her şey 2002 yılının ikinci yarısında başladı. Mezunlarımızın okul yıllarına ve dönem arkadaşlarına olan özlemi “Ziyaretçi Sayfası”nı hareketlendirdi önce..o günleri yeniden yaşamak için özenle seçilmiş takılmalar ve lakapları içeren şakalaşmalar eleştirildi zaman zaman… mail adresleri listelendi…1980 yılına kadar siyah-beyaz , sonraki dönemlerde renkli olan eski fotoğraflar, albümdeki yerlerini aldı..…

Site kurucularının okul tutkuları ve amatör ruh taşımaları, her mezun arkadaşımızın katkı sağlayabileceği bir açık alan yarattı..

Her biri kendi alanında yetkin yazarlarımız olduğunu öğrendik..kitaplarını tanıttık…güncel konulardaki yazılarını okumaya başladık…

Yeri hala doldurulamayan halk müziği üstadı Nida Tüfekçi’den sonra müzikle uğraşan mezunumuz Ulvi Ruşen Çevik udi ve bestekar kimliği ile karşımıza çıktı..

Rekoru hala kırılamayan 3000 m engelli Türkiye rekortmeni Nihat Bağcı Ankara’dan merhaba dedi herkese..
Ovakışla’dan tüm dünyaya Internet aracılığı ile okul kütüphanesi için seslenen ve bu yoldaki çabaları ile 2001 yılının en başarılı genci ödülünü alan Yalçın Ömer Oto’nun okul gazetesini tanıdık..sonra da idari yapıda egemen olan düşünce yapısı yüzünden bu üretken mezunumuzun ödüllü sitesinin kapandığını öğrendik..
Yılların enerjisinden bir şey eksiltemediği İlker Hoca ile öğrencileri ve okulumuz arasındaki sıcak bağa tanık olduk. Okula sahip çıkılması için öğrencilerine sitemizden haykırışını izledik.

Arkadaşların bayram ve yeni yıl mesajlarıyla resmi geçit yaptıkları ziyaretçi sayfaları aynı zamanda her ziyaretçinin ilk uğrağı olma haliyle klasikleşti..

Dönemlerin buluşma çabaları bütün ülkeyi saran seferberlik gibi..-umarım ülkemiz böylesi mutluluk verici olanlar dışında seferberlikler yaşamaz..-

2002 yılında çeşitli platformlarda okulumuzu savunmak zorunda kaldık. Tek ses olduğumuzda muhataplarımızdan övgüler aldık …

***********************
Ziyaretçi sayısı bu yazıyı yazdığım sırada 22600 sayısına ulaşmıştı..Mail adresleri sayısı 210, ya devlet memurluğundan ya da yasaklardan dolayı kimlik bilgilerini gizleyerek kod adlarıyla yer altına inmiş gibi görünen forum üyeleri sayısı ise190. …

*******************
2002 yılında mezun olanların, istihdamları için Maliye Bakanı ile randevuları gerçekleşti…Sıra Maliye Okulunun yeniden açılması için derneğimiz yönetiminde…..

2003 yılında da siyasi ve idari otoritelere okulumuzu anlatmaya devam edeceğiz…

2003 yılının bütün dünyaya barış getirmesi ve “Maliye Okulu Mezunları”nın başarılı bir yeni yıl geçirmeleri dileklerimle….

Maliye Okulu için ilk kez 2002 yılında oluşturulan maliyeokulu-org sitesinin web geçmişinden alınmıştır.

Cumhuriyet devrinde Maliyemiz, üstünde çok çalışılmış bir konudur. Yüzyılların aksaklıklarının giderilmesi ve zamanın getirdiği esasların yerleştirilmesi, büyük emeklerle olmuştur ve daha çok emeklere ihtiyaç vardır.  Maliye Okulu gençlerinin, Maliyemizi ehliyetle işletip ilerleteceklerine inanıyorum. 06 Şubat 1947 İsmet İNÖNÜ